İstanbul’da Muhteşem Fotoğraflar Çekmek İçin 10 Destinasyon
  • 02.07.2020
  • İstanbul

İstanbul’da Muhteşem Fotoğraflar Çekmek İçin 10 Destinasyon

Fotoğraflar, gezilip görülen şehirleri ölümsüzleştirmenin en güzel yoludur. Özellikle de günümüzde -sosyal medyanın da etkisiyle- yapılan tatillerin önemli kısımlarından biri, kendi bakış açınızla yorumladığınız fotoğrafları insanlarla paylaşmaya dayanır. Turistlerin en sevdiği duraklardan biri olan İstanbul ise; mimarisi, doğası, boğazı ve silüetiyle ziyaretçilerin ilgisini çekecek bir sürü güzel manzaraya sahiptir. Biz de, bu yazımızda hem coğrafi yapısı hem de mimarisiyle göz dolduran İstanbul’da fotoğraf çekilecek 10 destinasyonu sizin için derledik.

1- Atatürk Arboretumu

İstanbul gibi büyük bir metropolde Atatürk Arboretumu, tam anlamıyla dört mevsim güzelliğini koruyan bir doğa harikasıdır. 1949’da Kilyos yolu üzerinde kurulan arboretum, 2000 farklı bitki çeşidine ev sahipliği yapmaktadır. Hem müze hem park olarak tanımlayabileceğimiz Atatürk Arboretumu, bilimsel çalışmalar için de önemlidir. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi ve Orman Genel Müdürlüğü iş birliğinde, araştırmalara ve incelemelere ortam sağlamak için kurulmuştur. Zengin bitki örtüsü ve göletleriyle fotoğraflar için harika bir arka plan oluşturan Atatürk Arboretumu, şehrin doğal güzelliklerini fotoğraflamak için kesinlikle görmeniz gereken bir yer.

2- Sultanahmet Meydanı

İstanbul’un en turistik yeri olan Sultanahmet Meydanı; geniş yürüme alanları, çevresindeki müzeler, tarihi yapılar ve sütunlarıyla en çok fotoğraflanan alanlardan birisi olarak karşımıza çıkar. Aynı zamanda Hipodrom ve At Meydanı olarak da bilinen Sultanahmet Meydanı’nda fotoğraf çekmek için birçok yer vardır. Bilinen tarihi Romalılara kadar uzanan meydanda hem kilise hem de camii özelliklerini barındıran Ayasofya’nın önünde fotoğraf çekebileceğiniz gibi Sultanahmet Camii’nin eşsiz mimarisini de fotoğraflarınızda kullanabilirsiniz.

3- Yıldız Parkı

Şehrin en hareketli noktalarından Beşiktaş ve Ortaköy arasında bulunan Yıldız Parkı, 46 hektarlık bir alana kurulmuştur. Tarihi 1600’lere kadar dayanan bu park, şehirden uzaklaşmadan doğayla iç içe olmak isteyenler için birebirdir. Yürüyüş parkurlarında dolaşırken yeşilin ve akarsuların tadını çıkarabilir, asma köprüleri ve şelalelerinde mükemmel kareler yakalayabilirsiniz. Parkın sadece doğal güzelliklerini değil, içinde bulunan Malta Köşkü ve Çadır Köşkü’nün mimari güzelliklerini de kadraja alabilirsiniz.

4- Bebek

İstanbul’u diğer tüm şehirlerden ayıran boğaz kıyısında gezmek, yalnızca turistlerin değil yerli halkın da severek yaptığı aktivitelerden biridir. İstanbul Boğazı’ndaki en keyifli rotalardan biri olan Bebek sahilinde yürüyüş yaparak hem şehrin tadını çıkarabilir hem de fotoğraf çekmek için birçok fırsat yakalayabilirsiniz. Bebek sahilinden başladığınız yürüyüşe, Bebek’in güneyinde yer alan Arnavutköy sahilinde de devam edebilirsiniz. Özellikle Arnavutköy sahilinde pastel tonlarda sıralanmış evler, rengarenk fotoğraflar çekmenizi sağlar. Boğaz’a bakan bu tarihi yapıları, İstanbul’a geldiyseniz mutlaka görmenizi tavsiye ederiz.

5- Balat

Balat, İstanbul’a gelen ziyaretçilerin uğradığı ilk yerler arasındadır. Daha önce şehre gelmiş birçok turistin fotoğraflarında Balat’ın meşhur cumbalı evlerine denk gelebilirsiniz. Merdivenli yokuş olarak bilinen Çorbacı Çeşmesi Yokuşu, Balat’ın en renkli sokaklarındandır ve semtin renkli evlerine ev sahipliği yapmaktadır. UNESCO Kültür Mirası projesi kapsamında restore edilen bu evler, yerli ve yabancı bütün turistlerin dikkatini çeker. Balat’ın pastel renkli cumbalı evleri dışında fotoğrafını çekebileceğiniz birçok tarihi yapısı, antikacısı ve vintage dükkanları da vardır.

6- Adalar

İstanbul’da fotoğraf çekmek isteyenlerin öncelikli rotalarından biri de Adalar’dır. Anadolu Yakası’nda Maltepe ve Kartal ilçelerinin karşısında olan Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada dış çekim için oldukça idealdir. Özellikle Büyükada; rengarenk çiçeklerle bezenmiş sokakları, köşkleri, denizi ve İstanbul manzarasıyla her köşesinde birbirinden güzel karelerin sizi beklediği bir yerdir.

7- Kapalıçarşı

Turistlerin bir başka popüler durağıysa Kapalıçarşı’dır. Dünyanın en büyük çarşısı ve en eski kapalı çarşılarından biri olan Kapalıçarşı, turistlerin hem fotoğraf çekmek hem de alışveriş yapmak için seçtiği destinasyonlardan biridir. Temelleri 1491 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından atılan Kapalıçarşı, o kadar ziyaret edilir ki gün içerisinde en yoğun zamanlarında yarım milyon insana ulaştığı söylenir. Yılda 91 milyon turisti ağırlayan Kapalıçarşı’da, mozaik lambaları arka plana alarak oldukça renkli görüntüler çekebilir, otantik kareler içinse halıcıları ziyaret edebilirsiniz.

8- Salt Galata

Beyoğlu ilçesinin Karaköy semtinde bulunan Salt Galata, 1892 yılında Fransız asıllı mimar Alexandre Vallaury tarafından inşa edilmiş ve Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk bankası Bank-ı Osmani-i Şahane olarak kullanıma açılmıştır. Günümüzde ise kütüphanesi, sergi alanları ve film gösterimleriyle kültür ve sanat mekânı olarak varlığını sürdürür. Binanın yapısındaki neoklasik ve oryantalist özellikleriyle mimari açıdan çift kimlikli olan Salt Galata’da harika fotoğraflar çekeceksiniz. Şehrin mimari yapısını fotoğraflarınızla ön plana çıkarmak istiyorsanız Salt Galata’yı ziyaret etmenizi öneririz.

9- Galata Kulesi

Şehrin en önemli sembollerinden biri olan Galata Kulesi, şehre gelen herkesin yolunun düştüğü oldukça önemli bir yapıdır. Dünyanın en eski kulelerinden biri olup Bizans İmparatoru Anastasius tarafından 528 yılında yaptırılmıştır. İstanbul’un silüetinin oldukça önemli bir parçası olan Galata Kulesi’nin hem karşı yakadan hem de Beyoğlu sokaklarından görünümü fotoğrafçıların ilgi odağı olmuştur. Kuleye çıktığınızda ise sizi İstanbul’un başka neredeyse hiçbir yerde göremeyeceğiniz bir manzarası bekler. Boğazı, şehrin en yüksek yerinden izlemek istiyorsanız Galata Kulesi’ni ziyaret edebilir ve turistlerin gözdesi olan bu kuleyi kendi gözlerinizle görebilirsiniz.

10- Çiçek Pasajı

Beyoğlu’nda bulunan ünlü Çiçek Pasajı’nın tarihi 1870’li yıllara dayanır. Tanzimat döneminde, Sultan Abdülhamid ve Sultan Abdülaziz’in tiyatro seyretmek için geldiği Naum Tiyatrosu, büyük Beyoğlu yangını sonucunda yok olmuştur. Daha sonrasında bu arsa Hristaki Zografos Efendi tarafından satın alınmış ve İtalyan mimar Cleanthy Zanno tarafından, o zamanların modası olan Paris tarzında yeniden düzenlenmiştir. Beyoğlu’nun en görkemli yapılarından biri olan Çiçek Pasajı, yerli ve yabancı birçok turistin ilgisini çeker. İstiklal Caddesi’ne çıkışı olan pasaj; mimarisi ve tarihiyle İstanbul’un önemli pasajlarından biridir. Mimari yapısıyla bir sürü fotoğrafa ilham olduğu gibi restoranları ve meyhaneleriyle de ziyaretçilerine eğlenceli anlar yaşatır.

0 YORUM
YORUM YAP