Glüten Hakkında Bilmemiz Gerekenler
  • 01.07.2020
  • HealthyLife

Glüten Hakkında Bilmemiz Gerekenler

İdeal kiloda, fit ve sağlıklı bir görünüşe sahip olmayı hepimiz isteriz. Böyle bir yaklaşım da zayıflama programlarının sürekli güncel kalmasına neden oluyor. Son yılarda hızlı zayıflama programlarının içerisinde glütensiz diyetler gündeme gelmeye başladı. Fakat bilinmesi gerekiyor ki, glütensiz diyet asla bir zayıflama yöntemi değildir.Bu yazıda glütenden ve etkilerinden bahsederek, konuyla ilgili doğru bilinen yanlışları düzeltmeye çalışacağım…

Glüten Nedir?

Arpa, buğday, çavadar ve bazı yulaf çeşitlerinde bulunan bir protein grubudur. Bu tahılların kullanıldığı işlenmiş gıdalarda da bulunur ve sindirilmesi zor bir besindir. Aynı zamanda hamurun ağ benzeri yapısını oluşturan ve hamura elastikiyet kazandıran bir protein grubu olarak da tanımlanabilir. Glüteni oluşturan proteinler prolamin ve glüteninler olmak üzere iki ana grupta sınıflandırılırlar. Gliadin prolamin grubunda yer alan bir proteindir. Glüten duyarlılığı olanlarda alerjik reaksiyonlara neden olur. Glüten su ile bir araya geldiğinde sert fakat esneyebilen bir maddeye dönüşür. Yapışkan özelliği hamuru elastik bir hale getirirken, mayalanmasını ve pişme sırasında kabarmasını sağlar. Aynı zamanda ürüne çiğnenebilir bir özellik kazandıran glüten, çiğneme sırasında kişiyi tatmin eden yumuşak ve gevrek dokudan da sorumludur. Bu, hamur işini lezzetli ve güzel pişirmenin çoğunlukla glüten sayesinde olduğu anlamına gelmektedir. Bu sebepten glütensiz diyete başlayanlar, ilk başta hızla kilo verirler. Bunun nedeni beslenmelerinin karbonhidrattan sebze ve protein yönüne kaymasıdır. Aynı zamanda, gliadin sindirilmesi zor bir maddedir. Kronik sindirim ve gaz problemleri yaşayanların şikayetleri, bazı durumlarda glütensiz beslenmeyle tedavi olabilir.

Glütensiz Diyet Nasıl Olur?

Glütensiz diyette; buğday, arpa, çavdar ve yulaf katkılı her türlü ürün (un, bulgur, irmik, makarna, şehriye, kuskus, ekmek, kek, pasta, kurabiye, bisküvi, simit, börek, çörek, gofret, kraker, hazır dondurmalar, unlu tatlılar, hazır salça, ketçap, hazır çorbalar, tarhana, yarma...) gibi besinler yasaktır. Galeta unuyla hazırlanmış besinler, bira, votka gibi malt kullanılan içecekler, köfte pane harçları, hazır çeşni ve salata sosları, tuzlu soslu kuruyemişlerden de uzak durulmalıdır. Glüten gıda teknolojisinde kıvam artırıcı ve yapıştırıcı olarak kullanıldığı için hazır gıdaların çoğunda vardır. Glütensiz beslenmesi gereken bireylerin tükettikleri her ürün için içerik bilgisi konusunda emin olmaları, etiket okumaları gerekmektedir. Kısacası glütensiz beslenme sadece bir zayıflama yöntemi olabilmek için çok zor bir diyettir…Bu diyeti yapanlar pirinç, mısır, nohut, akdarı, karabuğday, amaranth, kinoa gibi tahılları tüketebilirler. Ayrıca raflarda yer alan özel üretim üzerinde glütensiz ibaresi bulunan un, makarna, şehriye, çikolata, kraker gibi ürünleri tüketebilirler. Tabii ki sebze meyve ve işlenmemiş et ürünlerini de tüketebilirler.

Glüten, Çölyak Hastalığı ve Diğer Rahatsızlıklar

Çölyak hastalığı, glüten duyarlılığı, buğday alerjisi, irritable bağırsak sendromu gibi rahatsızlıkları olan kişiler glütensiz beslenmelilerdir. Glüten bu kişilerde toksik etkiler yaratan bir proteindir. Yaşam kalitelerini düşürmekle kalmayıp ciddi sağlık sorunlarına neden olmakta, bazen hastalık sessiz bir seyir gösterip ilerlerken geri dönüşü olmayan hasarlara neden olmaktadır. Bu kişiler glütensiz diyetle beslenmeli ve bu diyeti yaşam tarzı haline getirmelilerdir. Beslenme kişiye özeldir. Özel durumları olanlarda (çölyakta olduğu gibi) sağlıklı bildiğimiz besinler o kişi için zehir olabilir. Vücut tarafından tolere edilen bu besinler zaman zaman bağışıklık sisteminin reaksiyon göstermesine ve alerjik semptomlara neden olur. Glüten hassasiyeti olmayanların glütensiz beslenmesinin hiçbir avantajı olmadığı gibi uzun vadede sindirim problemlerine ve vitamin, mineral ve posa eksikliklerine ve buna bağlı sağlık sorunlarına neden olacağından glütensiz beslenmeyi önermiyoruz ve kişiye özgü yeterli ve dengeli beslenmesini tavsiye ediyoruz.Düzenli aktivite yaparsak, kaliteli ve yeterli uykumuzu alırsak, beslenmemiz çeşitli, dengeli ve yeterli olursa ve stresimizi kontrol edebilirsek yaşam kalitemizi artırmış oluruz. Bilinmelidir ki iyi yaşayan insanlarda glüten hassasiyeti daha az olmaktadır.Sağlıklı, mutlu, enerji dolu günler dilerim. 

DİYETİSYEN GÜL ŞALDIRAN

0 YORUM
YORUM YAP