Avrupa Yakasında Yapılacak 10 Şey
  • 13.07.2020
  • İstanbul

Avrupa Yakasında Yapılacak 10 Şey

Tarihi Yarımada’sı, müzeleri, kültür sanat merkezleri ve popüler semtleriyle Avrupa Yakası, İstanbul’un çoğu zenginliğine ev sahipliği yapar. Nüfusun büyük çoğunluğu bu yakada toplanmıştır. Turistlerse yakanın tarihi ve semtleri dolayısıyla buraya oldukça ilgi gösterir. Peki Avrupa Yakasında ne yapmalı, nereleri gezmeli, nereleri görmeli? Bunların hepsinin cevabını sizin için hazırladığımız rehberimizde bulabilirsiniz.

Sultanahmet Meydanı ve Çevresini Tanıyın

Sultanahmet Meydanı, turistlerin İstanbul’da en çok ilgi gösterdiği yerlerdendir. İstiklal Caddesi ve Ortaköy ile birlikte İstanbul’un en hareketli yeri burasıdır. İstanbul’un en önemli abideleri Sultanahmet Meydanı’nda ve çevresinde bulunur. Ayasofya, Sultan Ahmet Camii, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ve Yerebatan Sarnıcı’nı burada ziyaret edebilirsiniz. Bunlar dışında meydanda, Alman İmparatoru II. Wilhelm’in hediye ettiği Alman Çeşmesi’ni görebilirsiniz. Ne Avrupa çeşmelerine ne de Osmanlı meydan çeşmelerine benzeyen çeşme Neo-Bizanten üslubunda yapılmıştır.Sultanahmet Meydanı’nın vazgeçilmez eserlerinden bir diğeri de dikilitaşlardır. Bunlar; Yılanlı Sütun, Örme Dikilitaş ve Dikilitaş olarak bilinirler. Dikilitaş, Theodosius Dikilitaşı olarak da bilinir. İlk olarak Mısır firavunu III. Tutmosis tarafından M.Ö 15. yüzyılda yaptırılmıştır. M.S 390 yılındaysa Roma İmparatoru I. Theodosius tarafından Mısır’dan getirilip şimdiki yerine dikilmiştir. 32 metrelik Örme Dikilitaş ise VII. Konstantinos tarafından yaptırılmıştır. Son olarak Yılanlı Sütun ise birbirine dolanmış üç yılanı tasvir eden bronzdan yapılmış bir Antik Yunan anıtıdır. İstanbul’un Klasik döneminden geriye kalan en eski anıtlarındandır. Fakat ne yazık ki Yılanlı Sütun’a ait iki yılan başı kayıptır. Üçüncü başı ise İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde görebilirsiniz. Sultanahmet Meydanı’nda müzeleri gezerken oturup dinlenebilir, çevredeki meşhur tarihi köftecilerde yemek yiyebilirsiniz.

Gülhane Parkı’nda Yürüyün

Tarihi Yarımada’yı gezerken dinlenmek isteyenler için Gülhane Parkı, büyük bir metropolün ortasında huzur verici bir doğal alandır. Eskiden Topkapı Sarayı’nın bahçesi olarak kullanılan park, günümüzde ücretsiz olarak herkese açıktır. Tarihi Yarımada’yı, Sultanahmet Meydanı’nı ve müzeleri gezerken nefeslenmek için bu parka uğrayabilirsiniz. Ayrıca parkta yürürken çeşitli heykellere rastlayabilirsiniz. Tarihi Yarımada’yı gezerken özellikle yürümenizi önerdiğimiz başka bir yol daha var. Sultanahmet Meydanı’ndan Eminönü’ne inmek isteyenler için tramvay olsa da yolun üstündeki hediyelik eşya dükkanlarını ve mimarileri görmek için park dışında şehrin içindeki yolu keşfetmenizi de tavsiye ederiz.

Eminönü ve Sirkeci’yi Gezin

Tarihi Yarımada’nın içinde yer alan Eminönü ve Sirkeci, bu alanın en canlı bölgelerinden birini oluşturur. Merkezi konumuyla ticaretin önemli merkezlerinden olan bu semtlerde, birçok mağaza bulabilirsiniz. Bölgede bulunan yerlerden, her türlü baharatı bulabileceğiniz Mısır Çarşısı’nı gezebilirsiniz. Bunlar dışında Tarihi Sirkeci Tren Garı ve Yeni Camii de bölgede gezilebilecek yerlerdendir. Özellikle Sirkeci Garı, Bizans tarzı duvarları ve İslami mimariye uygun pencereleriyle dikkat çeken yapılardandır. Bölgede ayrıca birçok lokanta da bulabilirsiniz. Ama unutulmaz bir deneyim yaşamak istiyorsanız Galata Köprüsü’nün altında bulunan lokantalarda yemek yemenizi tavsiye ederiz. Turistlerin önemli duraklarından olan bu semtleri görmeden Tarihi Yarımada ve Avrupa Yakası gezinizi tamamlamayın.

Pierre Loti Tepesi’ne Çıkın

Haliç’in panoramasını izlemek isteyen herkesin uğraması gereken bir yerdir Pierre Loti Tepesi. Tepe, adını ünlü Fransız yazar Pierre Loti’den alır. İstanbul’da uzun dönemler boyunca yaşayan yazar, tam anlamıyla bir İstanbul aşığıydı. Asıl adı “Julien Viaud” olan yazarın, burada Haliç’e karşı roman yazdığı söylenir. Tarih boyunca İstanbul’a gelen tüm yabancıların uğrak yeri olan Pierre Loti Tepesi’nde bir de çay bahçesi bulunur. Burada çayınızı içerken İstanbul’un panoramik manzarasını izleyebilirsiniz.

Beyoğlu’nu Keşfedin

Beyoğlu, Tarihi Yarımada ve Ortaköy’le birlikte İstanbul’un en işlek konumlarından biridir. Burada gezebileceğiniz birçok tarihi semt vardır. Kültür ve sanat aktiviteleri ilginizi çekiyorsa da pek çok etkinlik merkezini ve müzeyi burada bulabilirsiniz. Beyoğlu’nda gezmeniz gereken yerlerden birkaçı ise şunlardır: Galata, Cihangir, Karaköy, Taksim ve İstiklal Caddesi. Hem tarihi açıdan hem de eğlence açısından oldukça fazla seçeneğe sahip olan Beyoğlu’nu detaylıca incelediğimiz rehberimize bakarak bu semti daha iyi tanıyabilirsiniz. 

Nişantaşı’na Uğrayın

İstanbul’un en popüler semtlerinden biri olan Nişantaşı, cıvıl cıvıl sokakları ve gözde mekanlarıyla oldukça hareketlidir. Dünyaca bilinen mağazaları ve kaliteli zaman geçirebileceğiniz kafeleriyle Nişantaşı, şehrin tarihi yerlerini görmek dışında rahatlamak ve şehrin kalabalığına karışmak isteyenler için iyi bir seçenektir. Nişantaşı’nda tercih edebileceğiniz kafeler arasında Kozmonot, MOC ve Voi Teşvikiye gibi pek çok mekân bulunmaktadır. Dinlenmek için bir yer arıyorsanız ünlü Maçka Parkı’nda ağaçların altında ve çimlerin üzerinde şehrin yorgunluğunu üstünüzden atabilirsiniz. Aynı zamanda buradan teleferiğe binerek Taksim’e gidebilir ve şehri yukarıdan seyredebilirsiniz.

Emirgan Korusu’nda Dinlenin

Emirgan Korusu, Sarıyer ilçesinde yer alır. İstanbul Boğazı kıyısındaki bu koru ilk olarak IV. Murad tarafından İranlı Emir Güne Han’a hediye edilmiştir. Korunun ismi de buradan gelmektedir. Bundan sonra birkaç kez el değiştiren koruda üç köşk vardır. Bunlar; Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk olarak adlandırılır. Emirgan Korusu denince akla ilk gelen şey ise Lale Festivali’dir. İstanbul’un simgesi olan lale, her nisan ayında şehrin önemli bir parçası olur. Emirgan’da düzenlenen Lale Festivali’yse nisan ayında bütün İstanbul’u buraya toplar. Köşkleri, Boğaz manzarası ve lale bahçeleriyle oldukça meşhur olan Emirgan Korusu’na bir şans vermelisiniz.

Belgrad Ormanı’nı Ziyaret Edin

Belgrad Ormanı, “İstanbul’un Ciğerleri” olarak da bilinir. İstanbul’un en önemli yeşil alanlarından olan Belgrad Ormanı, şehirden doğaya kaçmak isteyenlerin ilk tercihi konumundadır. Belgrad Ormanı’nda yürüyüş yapabilir, bisiklete binebilir, mangal yapabilir ve bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. Fotoğraf açısından pek çok güzel noktası olan ormanda, özellikle tahtadan üçgen evi görmenizi tavsiye ederiz. Bu ev, fotoğraf çekmek isteyenlerin oldukça hoş kareler yakalayabileceği bir yerdir. Dört mevsim güzel olan Belgrad Ormanı’nı herkesin ziyaret etmesini tavsiye ederiz.

Kuruçeşme’den Rumeli Hisarı’na Yürüyün

İstanbul’a gelince yapılacak en güzel şeylerden biri de sahilde yapılacak yürüyüşlerdir. Bu rotada sadece Boğaz’ın eşsiz manzarasını izlemekle kalmayıp şehrin en güzel noktalarından birkaçını da görmüş olacaksınız. Kuruçeşme tarafından başlayacak yolculuğunuzda Arnavutköy ilk durağınız olacaktır. Burada meşhur Arnavutköy evlerinin fotoğraflarını çekebilir ve deniz kenarında yemek yiyebilirsiniz. Daha sonra Bebek’e vardığınızda ise buradaki nezih kafelerde oturabilirsiniz. Buradan sonraki son durağınız ise Rumeli Hisarı olacaktır. İstanbul’un fethine tanıklık etmiş bu hisardan Boğaz’ı izlemek yolculuğunuza ayrı bir zevk katacaktır.

Beşiktaş’ta Bir Gün Geçirin

Avrupa Yakasının en önemli semtlerinden olan Beşiktaş’ta yapacak birçok aktivite ve görecek birçok yer vardır. Beşiktaş’ta güne Deniz Müzesi’ni gezerek başlayabilirsiniz. İlk olarak 1897 yılında açılmış müzede savaş gemilerini, haritaları ve Osmanlı padişahlarının saltanat kayıkları gibi denizcilikle alakalı pek çok şeyi görebilirsiniz. Müzenin karşı tarafına doğru ilerlediğinizde kendinizi Beşiktaş Çarşısı’nda bulacaksınız. Burada deneyebileceğiniz birçok kafe, restoran ve bar bulunmaktadır. Beşiktaş’a gelmişken görmenizi tavsiye ettiğimiz başka bir yer ise Yıldız Parkı ve Sarayı’dır. İstanbul’un en ünlü parklarından ve saraylarından olan bu iki yer, Beşiktaş’ta mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Beşiktaş ile Nişantaşı arasında bulunan Ihlamur Kasrı ise çarpıcı ve süslü görünümüyle Avrupa’daki köşkleri anımsatır ve gelen turistlerin en çok ilgisini çeken mimari eserlerdendir. Deniz Müzesi’nin ilerisinde bulunan Kabataş yönüne doğru giderken Dolmabahçe Sarayı’nı da gezerek, Osmanlı’nın son döneminin önemli eserlerinden birine şahit olabilirsiniz. Beşiktaş’ta tercih edebileceğiniz mekanlardan bazıları ise şunlardır: Beer Hall, Joker No:19 ve Thales Bistro. Bunlara ek olarak IF Performance Hall da; canlı konser performansları ilginizi çekiyorsa programına göz atmanız gereken yerlerden bir tanesi… Avrupa Yakasını gezerken herkese Beşiktaş’ı görmesini tavsiye ederiz. İstanbul’un en popüler semtlerinden biri olan Beşiktaş, sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır.

0 YORUM
YORUM YAP